Nilgün Marmara’nın Mektubunda “Çöküşün Eşiği” – Bir Yazı ve Ruh Çözümlemesi

Bazı el yazıları beni derinden etkiliyor. Kelime anlamlarını çoktan aşmış çizgiler, sanki taşıyamadıkları cümlelerin ağırlığı altında eziliyorlar. Nilgün Marmara’nın veda mektubu da böyle bir metin. Bu yazıda mektubun içeriğini değil, yalnızca yazının çizgisel formunu inceleyerek ruh hâline dair ipuçlarını okuyacağız. Nilgün Marmara (1958–1987), Türk edebiyatının en özgün ve en kırılgan kadın şairlerinden biri olarak anılır.“Nilgün Marmara’nın Mektubunda “Çöküşün Eşiği” – Bir Yazı ve Ruh Çözümlemesi” yazısının devamını oku

Çocuğunuz İmza Atmayı Biliyor mu?

İtiraf etmem gerekirse ülke yangın yerine dönmüşken içimden bir ses “milletin derdine bak, senin derdine bak” demiyor değil. Ama öyle değil işte! Çocuklardan, gençlerden vazgeçemem. Bir anne, bir eğitimci olarak onları kaderine terk edemem. Hele de eski nesil bu kadar hatanın altına imza atmışken, yeni neslin “benim imzam yok, imza atmayı bilmiyorum” demesini kabul edemem.“Çocuğunuz İmza Atmayı Biliyor mu?” yazısının devamını oku

Sol yanım…

Sol yanımız geçmişimizmiş meğer, aynı yazdığımız kağıdın sol tarafı gibi… Bir takipçimin “neden fotoğraflarda sürekli sol yanağınızı tutuyorsunuz? diye sormasıyla başlayan süreçte kazıdıkça yeni bir bilgi çıktı alttan pırıl pırıl.. Sürekli sol tarafımda bir bölgenin ağrıdığını fark ettim mesela, sağımda hiçbir noktada ağrı yoktu, psikolojik olabilir miydi? Kalbimiz orada ondandır o.Kedidir kedi !! Tamam diyelim“Sol yanım…” yazısının devamını oku